Bodrum Macerası Bölüm 2

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bodrum Macerası Bölüm 2
Funda’nın son olarak alt dudağını ısırmasıyla hızlı bir şekilde iki elimle belinden kavrayıp kendime çektim. Dudaklarına bir vantuz gibi yapışmam ise ikimzin de soluğunu kesmişti adeta. Ellerimi belinden aşağıya indirip kalçalarını avuçladığımda sikim bir anda taş gibi olmuştu. O ise elini şortumun için soktu ve “hmm kocaman olmuş bu ve yanıyor” dedi. Hızlı bir hareketle eteğini yukarıya doğru kaldırıp hayalini kurduğum dolgun kalçalarını bu sefer külotunun içinden avuçladım. Yaklaşık 15 saniye kadar süren bu müthiş an Barış abinin,” Hakan, nerede kaldı bizim rakılar” diye seslenmesiyle bozuldu. Hemen toparlandım ve Fundayı orada bırakıp üst kata mutfağa çıktım. “Geldim ya beş dakika sabredemedin bacanak “ diye gülerek terasa doğru seslendim. Önümdeki kabarıklık kaybolsun diye mutfakta meyve tabağı hazırlayıp terasa geri döndüm. O arada Funda, masadaki yerini almıştı. Nasılsa yeni tanışmıştık, kimse bir şeylerden şüphelenmiyordu, hatta biz bacanak sayesinde tanıştırılmıştık. Güzel bir sohbetten sonra Funda ve eşi müsaade isteyerek evlerine geçtiler ve biz ertesi gün Bitez plajına gitmek için kendilerinden söz aldık. O gece seviştiler mi bilmiyorum ama Funda seslerin bizim yatak odamıza geldiğini bildiği için seviştilerse bile bunu duymamıştık. Ben ise Seda’nın sırtını dönüp yatmasını pek de umursamamıştım. İçimde biriken tüm spermleri Fundanın dudaklarına boşaltmak istiyordum. Onlarda araba olmadığı için sabah erkenden arka koltuğu dörtleyerek yola koyulduk. Fundanın eşi Necati “iyi ki sizinle tanıştık, yoksa tatilimiz çok vasat geçecekti” diye söyleyince, “ işin doğrusu bizde sizi tanıdığımıza çok memnun olduk” diyebildim. Ah bir de karınla çılgınlar gibi sevişebilsek demek geldi içimden. Dikiz aynasından arkaya bakma bahanesiyle arada Funda ile göz göze geliyor bazen ise tam yanında oturan Defne yüzünden bakamıyordum. Plaja geldiğimizde hep birlikte serinlemek için denize girdik. Ben ise şnorkel ve gözlükleri takıp dipte tarama yapıyor ve arada Fundanın dolgun götü’nü seyrediyordum. Bir ara bunu anlamış olacak ki eliyle bikinisinin altını, kalçalarını neredeyse tamamını açıkta bırakacak şekilde aşağıya doğru indirdi. Eşi yanındayken bu hareketi yapması beni iyice heyecanlandırmış, bu durum ise onun ne kadar gözünü kararttığını gösteriyordu. Hiç bir şey yapamamaksa beni iyice çıldırtıyordu. Daha sonra gözlüğü benden istediğinde bir şeyler gösterme sırasının bende olduğunu anlamıştım. Seda uzaklaştığında sikimi dışarıya çıkarıyor onun izlemesini sağlıyordum. Akşam olduğunda, o gece için Fundalarla sözleşmemiş, biz ise barlar sokağına inmiştik. Onlar nereye gitti bilmiyorum ama bir bahane bulup evde kalsam kocası yanında olduğu için yine de bir şey olmayacaktı diye düşündüm. Ertesi gün havuz da, bir sonraki günde tekrar denize girdiğimizde bacanakların Bodrumdan ayrılma zamanları gelip çatmıştı. Son günleriydi ve yolculukları akşamdı. Hep birlikte çok eğlenmiş ve kaynaşmıştık. Ben yine de Necati ve Fundaya mesafeli durmayı tercih ediyordum. Önümüzde daha 5 gün vardı ve açıkçası bacanaklar gideceğine göre onlarla her gün takılmayı düşünmüyordum. 5 Temmuz sabahı kahvaltıya Fundalara davetliydik. Son çaylarımızı içerken bir anda Sedanın telefonu çaldı. “Efendim Ahmet Bey,” dedikten 10 saniye sonra tüm yüz hatları değişmişti, telefonu kapattı. Çalıştığı şirkette önemli gelişmeler olmuştu ve 1 günlüğüne İstanbul’a dönmesi gerekiyordu. Bu durum önce canını sıksa da işin ucunda terfi olduğunu öğrenince tatilinden 1 günlük fedakârlık yapmak hiç mi hiç umurunda olmamıştı. Hemen apar topar o akşam için uçak biletini ayarlamıştık bile. Bacanakların uçağından yarım saat önce kalkacak uçağa binecekti. Hemen kafamda ki olasılıkları topladım. Bu gün bacanaklar alışveriş için Bodruma gidecekler biz ise araba olmadığı için havuza inecektik. Fundayı mutfakta yalnız yakalayarak muhakkak yarım saat içinde xhamster’a girmesini ve yazacaklarımı okumasını istedim. Barış abi ve Defne Bodrum’a gideceğiz deyip kalktıktan sonra arkalarında Necati’nin benimde Bodrumda işim var demesiyle hep birlikte kalktık. O arada Fundanın “ isterseniz havuza inelim teklifine” Sedanın olumlu cevabına, benim başım çok ağrıyor siz inin diye geçiştirdim. Eve geldiğimiz de Seda seni yalnız bırakmayayım istersen, dese de ben gitmesi konusunda ısrar ettim ve banyoya girip Fundaya yapması gerekenleri yazdım. Okuması için bildiğim tüm duaları etmiştim. Yaklaşık yarım saat sonra kapı çalmıştı bile.
Kapıyı açtığımda üzerinde pareosu ve altında görünen bikinisiyle bir tanrıça gibi karşımda duruyordu. Göz göze geldiğimiz anda bile elim ayağım kesilmiş, kekelemeye başlamıştım. Bu-buyurun diyebilmiştim sadece. “Seda evde mi havuza indi mi?” diye sordu, gözlerini hiç kaçırmadan. Eşime seslendim “Funda Hanım geldi.”
İkisi birlikte çıktıktan sonra ben akşam bir aksilik olmaması için her türlü ayrıntıyı düşünüyordum. Planımın düzgün işlememesi halinde bir daha böyle bir fırsat yakalayamayacaktım. Arada Seda beni telefonla arıyor nasıl olduğumu soruyordu. Ben ise iyi değilim sanırım güneş çarptı, uzanıyorum deyip geçiştiriyordum. Akşama doğru valizeler toplanmış Seda ise yanına alacağı küçük bir el çantası hazırlamıştı. Neyse ki son anda Funda yazdıklarımı okumuştu. Şimdi onlar için en büyük soru havaalanına nasıl gidileceğiydi. Neticede ben araba kullanacak durumda değildim. Kapı çaldığında Barış abilerle vedalaşmak için Fundalar da gelmiş yazdığım plan işlemeye başlamıştı. Seda bana dönüp “Hakan biz taksi çağıralım sen de dinlen” deyince Funda hemen lafa girdi. “Necati sen bıraksana yolcuları. Hakan Bey hastaymış.” İşte tam da duymak istediğim cümle buydu. Necati; “ problem olmaz Barışla sohbet ederiz sen de gel dönüşte yalnız kalmayayım “ gibi emrivaki bir cümle kurunca hastalık numarası yaparken bir anda nefesim kesilmeye başlamış gerçekten kendimi hasta gibi hissetmeye başlamıştım. Funda ise itiraz edemedi. Dünya başıma yıkılmıştı.

to be continued

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32