Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 2

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 2
Nitekim 7:30 gibi geldi Mehmet. Ben olayı hiç hatırlatmazsak kapanır diye havadan sudan konuşmaya hazırlanırken Mehmet arkamda beliren Duyguya gülerek,”Nasılsın güzel kız?”dedi.

Beni yanaklarımdan öpüp karıma doğru yürüdü. Tam önünde durdu. Yeni hazırlandığı için karımın ne giydiğini görmemiştim. Mini mini bir elbise vardı üstünde. Bacakları Çorapsızdı. Normalde giymediği topuklu ev terlikler vardı kırmızı ojeli ayaklarında. Sütyensizdi. Dipdiri göğüsleri elbisenin yakasından muhteşem görünüyorlardı.Karımın mesajı açıktı. Söylemediği ama besbelli olan onu istediğiydi. Mehmet elini uzattı. Ensesinden tutup dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdu . Öteki eliyle de beline sarıldı. Kısa bir süre için dudakları ayrıldı. Karım ona arzuyla bakıyordu. Sonra tekrar birleşti dudakları. Deli gibi Öpüşmeye başladılar. Antrede, gözümün önünde. İnanılmaz güzel görünüyorlardı. Karımı, daha çok uyumlarını kıskandım.

Karım kaçırmak istemiyormuş gibi sımsıkı doladı kollarını Mehmet’e. Hala öpüşüyorlardı. Değişiklik Mehmet’ten geldi. Duygu’ya ittirerek duvar dayadı. Dudaklarını karımınkilerden ayırmadan aceleyle kemerini çözdü. Pantolonunu düşürdü. Ardından donunu. Serbest kalan ellerinden biriyle karımın sol bacağını dizinin arkasından tutup yukarı çekti. Eteği açıldığında minik güzel kilotunu gördüm. Öteki elinin parmağıyla kilotun ağını kenara kaydırdı. Yarağını kavradı. Aşkımın onun için ıslanmış amına dayadı. Biraz alçalıp sonra yukarıya doğru bir hareketle karıma giriverdi. Mehmet’ in kalçalarının gerildiğini gördüm. Duygu öpüşüyor olmasına rağmen “Ihhh” diye inledi. Bacaklarını Mehmet’in beline doladı . Kollarını da boynuna sardı. Şimdi resmen Mehmet’e üç yerden asılıydı.

Mehmet serbest kalan elleriyle onun güzel kalçalarını iki yandan kavrayıp yarağının üstünde indirip kaldırmaya başladı. Duygu’mun güzel yüzünü görüyordum. Zevkten kendinden geçmişti. Mehmet hızlandıkça gözleri kaymayordu. Mehmet artık öpmeyi bırakmış duvara vura vura sikiyordu karımı. Hırsla, hayvan gibi.

Fazla geçmeden karım titremeye başladı. Geliyordu. Yine “İyk! İyk!” diye boşalmaya başladı. Ne muhteşem bir duygu olmalıydı bir kadını bu hale getirmek. Mehmet’i kıskandım.

Duygu kasılarak boşaldıktan sonra kendini duvarla Mehmet’in arasına bırakıverdi. Ona asılacak hali kalmamıştı artık. Ama Mehmet’in işi bitmemişti. Yarı baygın haldeki karımı kaydırarak yere indirdi. Antrenin halısı üstüne sırt üstü yatırdı. Bacak arasına girdi. Ayaklarını omuzuna alıp yarağını kökledi. Kaldığı yerden karımı sikmeye devam etti.

Karım onun altında çaresizdi. Ben kendi evimizin antresinde sikilen karımı seyrederken çaresizdim. Mehmet’in inip kalkan kapkara kıllı kalçasını, karımın havada sallanan ayakların seyrediyordum. Komşular duymaz inşallah diye düşündüm. Karım çığlıklarını bastırıyordu ama şak-şak sesleri, inlemeler antreyi dolduruyordu.

Birkaç dakika sonra Duygu tekrar boşalırken, Mehmet homurdanarak sikini çıkarttı karımın amından. Otuzbir çekmeye başladı. İlk fışkırttığı karımın açık dekoltesine geldi. Çoğu belinin yukarılarına toplanmış elbisesine. Ondan sonrakilerde göbeğine ve kaymak gibi amının üstüne. “Ohhh!” diye uzun bir rahatlama sesi çıkartı Mehmet. O an elimle pantolonumun üstüden kendimi okşadığımı fark edip utandım. Hemen durdum. Mehmet’in bir sonraki hareketine kadar bir şey yapmadan beklemem gerektiğini düşündüm.

Birazdan toparlandı. Ayağa kalktı. Hala tamamıyla çıkmamış pantolonunu yukarıya çekti. Fermuarını çekerken bana” Misafirperverliğinize hayranım kanka” diye güldü. Ben de gülümseyip “Hoş GELDİN! Mehmet’çiğim “deyip espirisine cevap verdim. Biraz daha onurlu bir cevap veremediğim için kendime kızdım. Kemerini takarken “Karına bir el versene yahu! Ne biçim kocasın sen ya?” diye tekrar güldü “Ne halde kız,baksana?”

Gerçekten de Duygu perişan halde yatıyordu yerde. Elbisesi açılmış, saçları darmadağan. Üstü başı döl içinde. Yanına gittim. “Yardım edeyim mi aşkım kalkmana?” diye sordum. Gözlerini açtı. “Sen Mehmet’i Salona götür aşkım. Bir şey ikram et. Ben kendime geleyim biraz”

Mehmet salona geçmişti bile. İçeri girdiğimi görünce, oturduğu kanepeden “Bana buzlu bi Jack getirsene, kanka” dedi.” Ama bir bardak soğuk su ver önce. Ağzım fena kurudu! Duygu nerde yaa?” diye sordu merakla” “Biraz dinlensin gelecek’ dedim.

Mutfağa gidip su getirdim. Ardından da viskisini. Karşısındaki koltuğa oturdum. Sanki konuşmasak bütün bu olanlar olmamış gibi gelecekti . “Nasıl gidiyor herşey?” diye sordum. Günlük olayları anlatmaya başladı. Ben dinliyordum.

Bu sıradan Duygu salona girdi elbisesini düzetmişti ama beyaz döl lekeleri daha da belirgin görünüyordu. Mehmet “Gel bakalım güzel kız. Otur” diye yanını gösterdi. “Dur Mehmet. Üstümü değiştirip geleceğim hemen. Baksana halime?” dedi karım. Mehmet şakacıktan kırılmış gibi “Aaa! Onlar benim sana değerli hediyem. Hoşuna gitmedi mi yoksa?”

Karım mahcup bir ifadeyle “Yaa! öyle de… İşte… Bulaşmasın etrafa diye diyorum. Yani hediyeni korumak için…” Gülüyordu ikisi de. Mehmet “Hadi! Hadi! Gel yanıma otur bakiim. Onları üstünde görmek hoşuma gidiyor.” Bana dönüp
“Çok yakışmıyor mu Taner? Allah aşkına sen de söylesene karına” Başımı onaylar şekilde Salladım.

Duygu, yanına oturur oturmaz Mehmet ona kolunu dolayıp yanağından öptü.
“Bayılıyorum bu kıza. Çok güzelsin kız!” Bir daha öptü yanağından. Yüzün, gözün, vücudun, tavrın her şeyin çok hoşuma gidiyor. Çok seksisin” Sonra bana dönüp,”Taner senin de hakkını yememek lazım ama kanka. Senin karın olması Duygu’yu benim için çok özel yapıyor. İlk akşam senin koynunda yapmak deli etti beni. Hiç böyle kocasının koynundaki kadını becermemiştim. İnanılmaz bir zevk. Seni de severim bilirsin. Başkasının karısı olsa böyle hissetmezdim bak ha! ” diye bastı kahkahaya. Duygu’ya dönüp “Şaka söylüyorum tabii Canım. Sen muhteşem bir kadınsın. Sen de biliyorsun bunu zaten”.

Ben de “Karım bi tanedir” diye tastikledim. Karım da hoşlandı söylediklerinden. Gevşemiştik biraz.” Siz neden içmiyorsunuz?” dedi. Kalktım karıma ve kendime de viski koydum.

Eski günlerimizi konuştuk Duygu da başkasının ağzından benim o dönemlerimi duymaktan memnundu. Mehmet eğlenceli eğlenceli anlatıyordu herşeyi. Ben bile sevdiğim kızları nasıl baştan çıkarttığını dinlerken gülmeden edemedim. Yemekte de devam etti anlatmaya. “O Zaman da bana çok anlayışlı davranırdın” dedi.

Hakkımı koruyamadığını söyleyemedim. Belki de onun yüzünden karımın başka erkeklerle olmasından zevk almaya alışmıştım. Bunu ona söyliyemezdim. ” Bak ne güzel oldu. Sen, Duygu ve ben. Kim derdi ki? İyi ki döndünüz Türkiye’ye. Çok güzel olacak sizinle”

Yedik içtik değişik şeyleri konuştuk. Bir süre sonra Mehmet “Ya, bugün Duyguyla yaptığımız çok hoşuma gitti ama, sen de işin içinde olunca daha hoşuma gidiyor kanka. Yoksa ben her gün kadın sikerim. İkiniz birlikte olunca çok farklı bir zevk.” sarhoşluk arttıkça sözlerini de esirgemeden söylemeye başlamıştı.

Gülerek “Ne istiyorsun yine bakayım ahlaksız adam?” dedim.

“Ya, kanka bak şimdi biraz oyun oynayalım”

“Ne oyunu?” dedim.

“Siz şimdi soyunup sevişmeye başlayın. Ben istediğim zaman Duygu’ya bırak kocanı bana gel diyeceğim. Bakalım gelecek mi?”

“Ya, ne adamsın be Mehmet? Ne zevk alırsın böyle bir şeyden?”

“Duygu da ister iki erkek tarafından istenip en arzuladığını seçmesini. Yoksa güvenmiyor musun karının sana sevgisine?”

Olacakları tahmin etmek zor değildi. Duygu’nun onu seçeceğini biliyorduk. Olay aslında beni kötü durumda bırakmaktan alacağı zevk için ortam yaratmaktı.

Duygu hiç karışmıyordu. Mehmet’in dediğinin olacağını biliyordu artık. Benim itirazıma fırsat bile vermeden
“Hadi soyunun!” dedi Mehmet.

Masadan kalktık. Soyunmaya başladık. birazdan çırılçıplak, karşı karşıya duruyorduk karımla.

Mehmet iki çocuğa hitap eder gibi “Eee! Hadi ya! Başlasanıza sarılıp öpüşmeye” dedi. Sanki ilk defa yapıyormuş gibi ayakta karımla sarılıp öpüşmeye başladık.

Mehmet’in önünde bunu yapıyor olmaktan utandım. Sanki ona saygısızlık ediyorum gibi geldi. Karımı çok istiyordum ama onun üstünde hakkım yok gibi hissettim. Beni fena etkilemişti Mehmet. Yine de cinsel arzularım baskın çıktı. Karıma sarılıp öperken vücudunu okşamaya başladım. sikim kalkmıştı. Yasak meyveyi tadıyor gibiydim. Ayakta bir süre yiyiştik. Karımın Mehmet’e kaçamak bakışlar attığını görüyordum. Mehmet bizi eğlenerek seyrediyor. Ara sıra Şurasını elle, burasını öp diye beni yönlendiriyordu.

“Hadi yatak odanıza gidelim” dedi. Karım önde ben arkada yürüdük. Mehmet de arkamızdan.” Yatağa girin” dedi Yorganı kaldırıp yattık.

Bana “Sırt üstü yat” dedi. Dedigini yaptım. Duygu’ya üstüme çıkıp beni içine almasını söyledi. O sıcacık kadınlığının sikini sarması beni kendimde geçirmeye yetti. Gayrı ihtiyari karımı o güzel göğüslerini avuçlayıp, kasıklarımı oynatmaya başladım.” Dur bakalım n’oluyor öyle? Sana sik karını dedim mi? “dedi. şakacı bir kızgınlıkla.” Ya, Mehmet nolur deli etme adamı sizi seyretmekten çok fena azdım. Nolur bırak bi boşalayım. Zaten on saniyede gelecek haldeyim.”

Duyguya döndü “Canım, sen kocanı tanıyorsun. Geleceğini fark edersin değilmi?” Karım,”Tabii” dedi.
“O zaman şöyle yapalım. Sen Taner’in üstünde inip kalk ama gelecek gibi olursa çıkart içinden. Onun gelmesini istemiyorum. Eğer içine ya da üstüne boşalırsa bu akşam burda biter. Seni sikmem. Senin de, o içindeyken gelmeni istemiyorum. Nasıl oyun ama?” dedi gülerek.”

Karım “çok heyecanlı!” deyip, alkolün de etkisiyle kikirdedi”

Üstüm de inip kalkmaya başladı. Gerçekten çok azmıştım 3-5 saniyede gelecektim. Karım fark etti ve kalçalarını havaya kaldırıp beni çıkardı içinden. Çok kötü olmuştu.

Mehmet hain hain güldü “Hahaha! Harika!… Bekle biraz!…”

Kendisi soyunmaya başladı. Karımın gözleri onun vucudunu takip ediyordu. Özellikle sopa gibi kalkmış yarağına bakıyordu. “Hadi yine al Taner’i içine!” Karım oturdu üstüme. İçindeydim. Ama hareket etmiyordu. Garantiye alıyordu durumu. Mehmet yatağa çıktı karımın yanında Onunla öpüşmeye başladı. Bir eli göğsünü ellemek İçin uzanınca ben ellerimi çektim. Diğer eli belinin poposuyla birleşen yerindeydi. Yattığım yerden onları seyrediyor, kendimden geçiyordum. Sadece onların hareketiyle oluşan bir uyarı vardı sikime. Karımın Islaklığı ve bir rüzgar kadar hafif bir uyarı… Mehmet ve karım farketmeden kasıklarımı bir iki milim aşağı yukarı oynatabilsem gelecektim. Bir cesaret, yaptım bu hareketi. Karım hemen çıkardı beni içinden. “Mehmeeet, Bak Taner oyun bozanlık yapıyooor” dedi şımarık şımarık.

Mehmet “Bak sen terbiyesize!” dedi. Karımı kaldırdı üstümden tamamiyle. Bana yüzükoyun yatmamı söyledi. Boşalamamanın verdiği rahatsız içinde dediğini yaptım. Duygu’yu da üstüme yüzükoyun yatırdı. Poposunun üstüne oturduğunda Mehmet’in de ağırlığını hissettim. İlk gecekine benziyen bir pozisyondu ama bu defa yüzüm yatağa dönük oldugu için birşey göremiyordum. Yatak sikime baskı yapıyordu. Karımın göğüslerini sırtımda hissediyordum.

Duygu’nun “0h!” demesiyle Mehmet’in ona girdiğini anladım. Ondan sonra pompalama başladı. Ama ne pompalama. Şak şak sesleri duvarlarda yankılanırken karım kulağımın dibinde inim inim inliyordu. Mehmet de hayvan gibi soluyordu üstümüzde. ” Amını sikiyorum Duygu! Kocana vermediğin amını!” diye haykırdı. Karım “Sik Mehmet! Sik anımı! Senin o am” diye karşılık verdi. Mehmet daha sert vuruyordu şimdi. Duyduklarımdan ve altlarında ezilmekten çok tahrik oluyordum. Artık ben de inlemelerimi gizliyemiyordum. Mehmetin kasık darbelerine uyumlu olarak karımla ayni anda “Ah! Oh!” çekiyorduk resmen. İkimizi de bir müzik aleti gibi çalıyordu adeta.

Duygu daha fazla dayanamadı. Üstümde titreyerek boşalmaya başladı. Bu defa sessiz değildi çığlık çığlığa geliyordu. Ben de hiç daha önce yaşamadığım birşey hissettim. Sikime dokunmadığım halde gelecektim sanki.

Mehmet’in karıma vurduğu bir sonraki darbe beni de boşaltmaya yetti. Şaşkınlık içinde haykırarak boşalmaya başladım. Tam bu sırada Mehmet de yarağını karımın amından çıkarttı. Karımın kasıklarıyla popomun arasına sürterek akıtmaya başladı. Küfürler sallıyor, çok sert vuruyordu şimdi. Belim kırılacak sandım.

Birazdan odada sadece nefes alıp verme sesi duyuluyordu. Mehmet karımın üstüne yığılmıştı. En altta da ben. Zar zor nefes alıyordum. Ama birşey diyecek halde değildim. Mehmet kendini yana attığında biraz rahatladım.

Mehmet “kanka?”diye seslendi. Başım öteki tarafa dönüktü “Efendim?” dedim nefes nefese. “Dön bakayım bu tarafa” Yüzümü çevirdim. Burun burunaydık şimdi, “Sende mi boşaldın, lan?” O an utandım. Sadece başımı evet anlamında salladım” Duyguuu! Kocanı da getirdim bak gördün mü kız? İkinizi birden getirdim. Vay be! Duysam inanmazdım valla.”

Karım benim de geldiğimi farketmemişti kendi zevkinden. Çok şaşırdı. “Kocacııım ! Nasıl geldin sen yaaa?” Gülüyordu. Bu sırada popomdaki ıslaklığın yer değiştirdiğini fark ettim. Mehmet’in popoma fışkırttığı dölü aşağıya doğru kayıyordu. Kalçalarımın arasındaki vadiden deligime doğru süzüldü. İçim gıdıklandı.

O akşam sabaha kadar iki defa daha sikti karımı Mehmet. Beni de bir şekilde olaya katarak. Sabah, kahvaltıda daha ayıkken konuştuk. Mehmet bunun haftalık rutinimiz olmasını istediğini söyledi. Hayır diyecek iradeyi kendimde bulamadım.

Devami Var. Hem de cok

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32